← Listeye dön

Âşıklarımız (Âşıkname)

Dedem Korkut kopuz bağrı döverek,

Aprın Çor Tigin de yâri severek,

Baykan gelmiş Timurlenk'i överek,

Her biri bir halde âşıklarımız.

 

Hacı Bektaş ayırmamış insanı

Aşık Paşa bulmuş ilim, irfanı

Yunus Emre demiş “kendini tanı”

Bir hırka bir çulda âşıklarımız.

 

Nesimî Hak deyip yüzdürmüş deri

Eşrefoğlu Hakça vermiş haberi

Kaygusuz’un aşkı Yunus’tan beri

Yürümüş Hak yolda âşıklarımız.

 

Fuzulî usanmış yârin nazından

Kul Himmet nasibi Hak niyazından

Kazak Abdal bıkmış kul yobazından

Coş etmiş bir selde âşıklarımız.

 

Dadaloğlu kızıp çıkmış dağlara

Koç Köroğlu selam salmış sağlara

Korkusuz Pir Sultan asılmış dara

İncinir bir gülde âşıklarımız.

 

Karac’oğlan güzel övmüş dilberi

Unutmak olur mu Âşık Ömer’i

Peşi sıra gelmiş Âşık Gevherî

Birbirine dulda âşıklarımız.

 

Soya bakın, öp öz Türk’tür Hatayî

Saldırarak yaptılar bu hatayı

Dökülen kan boyadı tüm kıtayı

Kaldı böyle zülde âşıklarımız.

 

Dertli sazı için çatmış yobaza

Şenlik’le Sümmanî vurmuşlar saza

Ruhsatî, Seyranî çıkmış avaza

Sesleri bir zilde âşıklarımız.

 

Posoflu Zülâli, bir de Müdamî

Yaman atışırdı Aşık İlhamî

Sivas diyarından Sefil Selimî

Derin dalar gölde âşıklarımız.

 

Hakk’ın kelamında Davut Sularî

Ali İzzet Özkan, Âşık Huzurî

Kağızmanlı Hıfzı, Âşık Efkarî

Bağlamada, telde âşıklarımız.

 

Erzurumlu Emrah, Ercişli Emrah

Bunları da yakmış bir zülf-i siyah

Daimî kadimdi, Beyhanî seyyah

Gezmiş dağda, belde âşıklarımız.

 

Âşık Hasretî’yle Âşık Feymanî

Ferrahî var bir de Âşık Gufranî

Bayburt diyarından Âşık Hicranî

Her biri bir dalda âşıklarımız.

 

Emekçiden yana Âşık İhsanî

Pir yolunda yolcu Âşık Mahzunî

Şahturna taşladı bozuk düzeni

Hep dik durdu solda âşıklarımız.

 

Bağnazlığa karşı durmuş İbretî

Sorgulayıp görmüş Hakkı, hikmeti

Doğrulukta bulmuş gücü, kudreti

Tadı kaymak, balda âşıklarımız.

 

Veysel’in övdüğü Beserek Dağı

Çok sevmiş bahçeyi, dalı, yaprağı

Sadık yâri bilmiş kara toprağı

Kazma, kürek, belde âşıklarımız.

 

Nesimî Çimen’de mevcut huyumuz

Hasret Gültekin’de fidan boyumuz

Bir anda kurudu Akarsu’yumuz

Kaldı kızgın külde âşıklarımız.

 

“Bütün evren semah döner Hüdaî

Aşkından güneşler yanar Hüdaî

Aslına ermektir hüner Hüdaî”

Sözü ince dilde âşıklarımız.

 

Garip Neşet vurdu sazın döşüne

Yüzyıl geçse zor rastlanır eşine

Yandı kara bağrı döndü meşine

Garip gider salda âşıklarımız.

 

Ozan Ârif “vatan” dedi tutuştu

Çobanoğlu - Taşlıova atıştı

Çoğu Hakka gitti, çoğu yetişti

Yaşar her bir kulda âşıklarımız.

 

Bindebir’im bağlıyorum sözümü

Ben ne desem Mevlâ’m bilir özümü

Söndüremem içte yanan közümü

Körükler her yelde âşıklarımız.

 

29.08.2026 – Ozan Bindebir